Kendini geliştirmenin en iyi yolu okumaktır…

Boyut kavramını sıkça işitiriz.İster Astronomi ister Sinema ile ilgilenenler 3D’yi (dimension-boyut) pek ağızlarından düşürmezler
Astronomi ile ilgilenenlerinin boyut kavramından bir şey anladıkları kesin,ama 3D olmazsa,filmi izleyemem artık diyenlerin bu kavramı doğru anladıkları konusunda son derece şüpheciyim.Hatta 3D’yi HQ (High Quality) olarak algılayanların olduğunu düşünüyorum.
Öncelikle şunu söyleyeyim,Uzay’ın kaç boyutlu olduğu konusunda çeşitli teoriler var.Fakat genel kanı 4 boyutlu olduğunu yönünde.11 boyut’lu olabileceğine dair teoriler var,ama bu yazımı daha çok sinema sektörüyle bağdaştırmak istediğim için bunu konunun dışında tutmak istiyorum.
3D yani 3 boyut ile tam olarak kastedilen nedir?
3 boyut;uzunluk,genişlik ve derinlik ile alakalıdır.Bizler 3 boyutlu bir ortamdayız ve her gün o 3 boyutun etrafında geziniriz.İnsanlar 3 boyutlu objeleri algılayabilir çünkü 3 boyutlu bakış açısına sahip olduğumuz için aralarında bir ilişki kurabiliriz..Buna İngilizcede”depth perception”deniliyor.Türkçe’ye ”derinliği algılayabilmek” olarak çevirebiliriz.

 

Yukarda evren hakkında genel kanı, 4 boyut olduğu yönünde demiştim.Geriye kalan 1 boyut ne oluyor diye merak edenleriniz olacaktır.Sadece şunu söyleyeyim ”zaman” da bir boyut olarak kabul ediliyor.Neyse şimdi konunun daha iyi anlaşılabilmesi için,boyutu biraz da Carl Sagan‘dan dinleyelim…

3 boyutun ne olduğunu hepimiz anladık sanırım.Şimdi sizin de tahmin edebileceğiniz gibi 3d film izlemek,derinlik algısının bazı araçlar yardımıyla sinemaya taşınmasıdır.Televizyon izlerken sadece,yüksekliği ve genişliği algılarız.Görüntüde her şey,izleyiciye aynı mesafede sunulur.

Şimdi ”alıntılarla” konuyu sinema sektörüyle daha iyi bağdaştırayım.

 

Üç boyutlu derinlik ipuçları

3 boyutlu bir sahneyi izlemek için her iki gözümüzü kullanırken iki gözümüz dünyayı ve gerçek derinliğini algılamak için beynimizle birlikte çalışır.

İki gözümüz birbirinden yaklaşık 6.5cm uzaktadır, ama bu mesafe değişir. Çocukların gözleri elbette daha yakındır, ve bazı yetişkinlerin gözleri daha ayrıdır, ama ortalama 6.5cm’dir. Bu mesafe her bir göze diğer gözün görüşünden ayrı, eşsiz bir dünya görüşü sağlar. Gözlerimizin algıladığı bu iki ayrı görüntüye “retinal uyumsuzluk” veya “göz içi uyumsuzluğu” denir. Beyinlerimiz sadece gördüğümüz renkler ve ışıktan değil, içerisindeki nesnelerin derinliğinden de oluşan dünyanın bir tür haritasını çıkarmak için her iki görüntüyü işler ve aralarındaki farkı anlar.

Gözlerimiz 3 boyutlu uzayda nesneleri takip etmek için bağımsız olarak ama uyum içinde hareket etmelidir. Beynimiz gözlerimizin hareketini fark eder, ve bu izlemekte olduğumuz nesnenin mesafesini anlamamıza yardımcı olur.

 

3 boyutlu teknolojiler nasıl çalışıyor?

Filmler, salonlar… 3D artık her yerde! Peki bu 3D nasıl çalışıyor?

Birçok 3D teknolojisi, aynı temel prensiple çalışır: beynimizi iki boyutlu bir resmin derinliği olan bir resim olduğuna inandırarak. Bunu yapmanın en temel yolu ise stereoskopidir. Kullanıcının gözlerine birbirinden biraz farklı iki resim gösterilir ve bu resimler beyin tarafından 3 boyutlu olarak algılanır.

Stereoskopik resimleri oluşturmanın en kolay yolu gözlük kullanmaktır. Bu nedenle 3D gözlük teknolojisinde birçok varyasyonarastlamak mümkün.

 

ANAGLİF VE POLARİZE GÖZLÜKLER


Anaglif resim, küçük perspektif farkları bulunan iki farklı renk katmanına sahiptir. Bu resimlere genellikle kırmızı ve mavi lenslere sahip olan 3D gözlüklerle baktığımızda, gözlük her göz için bir katmanı engeller ve kolayca kandırılabilen beynimiz, ortaya çıkan resmi bir araya getirerek 3 boyutlu bir sahne görmemizi sağlar.

Polarize gözlükler

Kırmızı/mavi gözlüklere oldukça benzer şekilde çalışırlar. İki senkronize projektör resimleri küçük bir perspektif farkıyla ancak farklı ışık polarizasyonlarında gösterir. Polarize gözlükler her göz için sadece bir resme izin verir ve beynimiz iki farklı resmi 3 boyutlu bir resim olarak birleştirir. Şu an sinema salonlarında kullanılan teknoloji, önümüzdeki birkaç sene içinde evlere gelebilir.

 

Gözlüksüz 3D!

Gözlüksüz de üç boyutlu görüntü mümkün, ancak bazı dezavantajları var

Parallax Barrier

‘Parallax Barrier’,gözlüksüz 3 boyutlu teknolojileri arasında popülerolanlardan. Nintendo 3DS‘in 3D Magic’inde, Sharp 3DTV‘lerde veFuji‘nin 3D kamerasında kullanılıyor. Parallax Barrier, polarize gözlüklere benzer şekilde çalışıyor. Her göz için farklı bir resim göstermek yerine, ekrandaki “paralaks sınırı” her göze farklı bir ışık yöneltiyor ve beyin bu karışık sinyalleri 3 boyutlu resme dönüşüyor. Bunun olumsuz yanı ise paralaks sınırı ile ekranın kalıcı olarak 3D modda olması ve görüş açınızınpek geniş olmaması. Sharp’ın LCD TV’lerinde kullandığı 3D numarası ise ilginç: paralaks sınırını oluşturanikinci bir LCD kullanılıyor, bu sayede bunu kapatıp normal 3D görünüme geçmeniz mümkün oluyor.

Bütünleyici görüntüleme

Bütünleyici görüntüleme, aslında paralaks’ın bir başka biçimi. Burada bir takım çok küçük resimler, küresel dışbükey lenslerden geçerler. Tüm bu mikro-resimler, baktığınızda bir 3D resmi oluştururlar.

İşte boyut kavramının bende bıraktığı anlam.Umarım anlamakta zorlandığım bu kavramı,yanlış anlamamış ve size yanlış bilgiler sunmamışımdır.

 

Kaynak:

http://www.globalkaynak.com



 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: