Kendini geliştirmenin en iyi yolu okumaktır…

Archive for the ‘Teknoloji’ Category

32-bit ve 64-bit işlemciler arasındaki fark!

Merkezi işlem birimi (CPU) ‘nde ALU denilen Aritmetiksel Hesaplama Ünitesi bulunur. Bu ünite işlemcinin gelen verileri işlediği, diğer bir anlamıyla düşünen kısmıdır. İşlemcide register denilen kısım yer alır. Register birimi ALU’nun en önemli birimidir. İşlemcinin hafıza birimlerinden oluştuğunu düşünürsek, işlemcide en hızlı hafıza birimi “register” birimidir. Normal Ram yada Özel üretim Ram’ler dahi Register birimlerinin hızlarına erişemez. Register CPU işlem yaparken hesaplanan işlemi işleyip ilk önce buraya geçici olarak koyup diğer işlemlerine devam eder. Veri adresleri ve adres yolları buraya bilgilerini bırakıp diğer birimlere devam ederler.

64 bit işlemci çıkmadan önce 32 bit işlemcileri kullanılıyordu. Bilgisayarın verileri işleme hızı register bölümüne bağlıdır. 32 bit işlemcilerde register birimi daha küçük olduğundan veriler parçalara bölünüp işleniyordu. 64 bit işlemcilerde ise register bölümü daha büyük olduğundan veriler rahatlıkla işlenebiliyor. Ayrıca 32 bit işlemcinin adreslemesi sınırlıdır, adresleme 4gb’ta sınırlandırılmıştır. Fakat işlemci 4gb’ın tümünü kullanamaz. Örneğin bir program çalıştırdığınızda o program sadece 3.25 gb kullanabilir. Çünkü Windows açılışından itibaren çalışan servisler için bir miktar bellek gereklidir. Bundan dolayı 3.25 ten fazlası sistem tarafından bir nevi yasaklanır.

64 bit işlemcilerde ise adresleme 2 terabyte’a çıkarılmıştır. Yani 4gb ve üstünü rahatlıkla kullanabilirsiniz. Fakat 64 bit işlemcilerde bir sorun var! O da işletim sistemi uyumluluğu. 64 bit işlemciler çıkmadan önce 32 bit işlemci kullanıldığından işletim sistemleri 32 bit işlemciye uyumlu olarak üretiliyordu. Windows XP sistemini ele alalım. İlk çıkarıldığında 32 bir işlemciler kullanımda olduğundan o tür işlemciye göre uyarlanmıştı. Fakat bir yıl sonra AMD firması tarafından Athlon64 işlemcileri piyasaya sürüldü. Bu üretimden sonra Microsoft çalışanları işe koyularak, Windows Server 2003 (daha&helliip;)

Reklamlar

5D Sinema Devri!

Sinemada 3 boyutlu (3D) filmler son dönemde yeni yeni yaygınlaşmaya başlarken, izleyiciler şimdi de, hareketli bir platformda izlenen ve oynayan filme uygun olarak rüzgar üfleyip, su püskürten “5D Sinema” ile tanışıyor. 5D sinema, 3D’de olduğu gibi uzun metrajlı filmlerden oluşmuyor. Filmlerin süresi ortalama 6-7 dakika.

5D ve 3D Arasındaki Farklar:

Şimdi 3 boyutu anladık da 5 boyut nerden çıktı diyeceksiniz :). Ama 5 boyutlu derken 4. ve 5. boyutlardan oluşmuyor. Film gözlüklerle 3 boyutlu olarak izleniyor, fakat filmde 3 boyut dışında diğer efektlerde mevcut. Oturduğunuz platformda perdedeki görüntüye uygun şekilde hareket ediyor ve sarsılıyor. Alt kısımda hareketli platform ve buna ek olarak rüzgar, kar, yağmur, sis, duman gibi efektler eşliğinde oluşturulan yeni nesil bir sinema sisteminden söz ediyoruz. Filmde bir araçtaysanız hızlandığında yüzünüze ya da vücudunuza rüzgar üflüyor ya da ıslak bir mekandaysanız su sıçrıyor. Bunlar tamamen filmin içeriğine göre gerçekleşiyor. Filmdeki olayları size görüntü ve his olarak yaşatıyor. Bire bir gerçekçilik sunuyor. Yani koltukların hareketi, yüzünüze rüzgar üflemesi ya da su sıçraması, 4. ve 5. boyut olarak kabul ediliyor :).
Her izleyiciye ayrı ayrı hava üfleyen bir sistem ve tavandan su damlaları püskürten bir sistem mevcut.

Cihazın kurulumu ise yaklaşık 400.000 € değerinde. Yoğun ilgiden dolayı cihazın kullanımı artacak gibi görünüyor :).

 

Boyut kavramı ve 3D teknolojisi hakkında daha fazla bilgi için:

https://ilkercavus.wordpress.com/2011/01/23/boyut-kavrami-ve-3d-teknolojisi/


Boyut Kavramı ve 3D Teknolojisi

Boyut kavramını sıkça işitiriz.İster Astronomi ister Sinema ile ilgilenenler 3D’yi (dimension-boyut) pek ağızlarından düşürmezler
Astronomi ile ilgilenenlerinin boyut kavramından bir şey anladıkları kesin,ama 3D olmazsa,filmi izleyemem artık diyenlerin bu kavramı doğru anladıkları konusunda son derece şüpheciyim.Hatta 3D’yi HQ (High Quality) olarak algılayanların olduğunu düşünüyorum.
Öncelikle şunu söyleyeyim,Uzay’ın kaç boyutlu olduğu konusunda çeşitli teoriler var.Fakat genel kanı 4 boyutlu olduğunu yönünde.11 boyut’lu olabileceğine dair teoriler var,ama bu yazımı daha çok sinema sektörüyle bağdaştırmak istediğim için bunu konunun dışında tutmak istiyorum.
3D yani 3 boyut ile tam olarak kastedilen nedir?
3 boyut;uzunluk,genişlik ve derinlik ile alakalıdır.Bizler 3 boyutlu bir ortamdayız ve her gün o 3 boyutun etrafında geziniriz.İnsanlar 3 boyutlu objeleri algılayabilir çünkü 3 boyutlu bakış açısına sahip olduğumuz için aralarında bir ilişki kurabiliriz..Buna İngilizcede”depth perception”deniliyor.Türkçe’ye ”derinliği algılayabilmek” olarak çevirebiliriz.

 

Yukarda evren hakkında genel kanı, 4 boyut olduğu yönünde demiştim.Geriye kalan 1 boyut ne oluyor diye merak edenleriniz olacaktır.Sadece şunu söyleyeyim ”zaman” da bir boyut olarak kabul ediliyor.Neyse şimdi konunun daha iyi anlaşılabilmesi için,boyutu biraz da Carl Sagan‘dan dinleyelim…

3 boyutun ne olduğunu hepimiz anladık sanırım.Şimdi sizin de tahmin edebileceğiniz gibi 3d film izlemek,derinlik algısının bazı araçlar yardımıyla sinemaya (daha&helliip;)

Elektrikle Çalışan “Tesla” Otomobil

Tesla RoadsterKüresel ısınma ve çevre kirliliği insan sağlığını olumsuz şekilde etkilerken, teknoloji sektörleri alternatif arayışlara yöneliyor. Çevre kirliliğinin önemli faktörlerinden biri olan otomobil yakıtları ve bunun sonucunda ortaya çıkan karbondioksit emisyonu. 2003 yılında kurulan “Tesla Motors” elektrikli otomobil üreterek karbondioksit emisyonunu azaltmayı hedefledi. Bunun sonucunda “Tesla Motors” tarfından Tesla Roadster markalı otomobiller üretilmeye başladı. Üretilen otomobillerin çıkışı ertelendi, bunun sebebi de dayanıklılık ve güvenlik konusunda yapılan test sürüşleri olduğu açıklandı.

Üretilen otomobillerin ücreti ise yaklaşık 100 bin dolar olacağı açıklandı. Tesla Roadster araçları bir kez şarj edildikten sonra otoyolda 380 km, şehir içinde ise (daha&helliip;)

Uzay Oteli

İlk uzay oteli, müşterilerini 2012 yılında ağırlamaya hazırlanıyor. Barcelona merkezli bir şirket olan Galactic Suite Ltd şirketi, otelin ve misafirlerin yolculuğuna başlayacağı uzay üssünün yapımına devam ediyor. Üssün 2012’de tamamlanması bekleniyor. Şirket, şimdiden rezervasyonları almaya başladı.

Otelin üç gecelik fiyatı ise 4.4 milyon dolar (6.5 milyon TL). Şu ana kadar 43 kişi rezervasyon yaptırdı. 200 kişiden fazla kişi de bilgi almak amacıyla şirkete başvurdu.

Projeye göre; Uzay’da üç gece tatil yapacak müşterilere ilk olarak tropik bir adada 12 günlük eğitim verilecek. Bir günlük süre içinde güneşin doğuşuna 15 defa tanık olacak olan müşteriler dünyanın etrafında her 80 dakikada bir tur atacaklar.

Giydikleri cırt cırtlı kıyafetler sayesinde bölmeleri arasında emekleyerek hareket edebilecek ve yerçekimsiz ortamın tadını çıkartabilecekler. Galactic Suite müşterilerini, Rus yapımı roketlerle atmosferin (daha&helliip;)

Büyülü Parmaklardan Büyülü Dokunuş

Bilim insanları, beyin tarafından denetlenen ve gerçekten hissedebilen parmaklara sahip bir robot-el icat ettiler.

Avrupalı bilim insanlarından oluşan ve İtalya’daki Scuola Superiore Sant’Anna Biyomedikal Robotbilim Bölümü’nden Prof. Paolo Dario liderliğindeki bir ekip, beyin tarafından denetlenen protez el üretti. ‘‘Cyberhand’’ adı verilen ve metalle kaplı prototip el, eşi benzeri görülmemiş mekanik bir beceriyi karmaşık bir bilgisayar sistemiyle birleştiriyo. Sistem, beyinden gelen sinyalleri kullanarak, ‘‘siber-el’’in, kullanan kişininkiymiş gibi hareket etmesini ve hissetmesini sağlıyor.

Dario ve ekibi, Cyberhand’i bu yıl hastalar üzerinde denemeyi düşünüyorlar. Amaçları, uygulama aşamasına geçilmeden önce algılayıcı ara yüzeyi mükemmelleştirmek. Bir mikroişlemci, bir uzaktan (daha&helliip;)